Girişimcilik Nedir?

Herkesin dilinde bir “girişimcilik”! Gerçekten girişimcilik nedir?

En basit haliyle tanımlayacak olursak; kar amacı güderek risk altına girip iş kurmaya çalışmak diyebiliriz. Ekonomist Richard Cantillon 1700’lü yılların ilk yarısında girişimciliği “kâr elde etmek amacıyla işleri organize etmek ve işin riskini üstlenmek işi” şeklinde tanımlamış. Günümüzün güçlü markalarının yaptığı tanımlara da bakacak olursak, konuya farklı yönlerden bakmanın mümkün olduğunu görebiliriz.

Bazı Markaların Girişimcilik Tanımları

Apple: “Eski kuralları çağdaş yeniliklerle yorumlayan ve aksiyona geçiren beceri.”

Microsoft: “Fayda ve prestij odaklı tüm eylemlerin kesiştiği nokta.”

Pfizer: “Bireyle yetinmeyen, siyaseti kamu yararı aksiyona yönlendiren beceri.”

İkea: “Fikir üreten sıra dışı yöntemleri takdis eden anlayış.”

Google: “Geçmişi gelecekle birleştiren ve şimdiyi yaratan yetenek olarak ifade.”

Geçmiş çağlara bakacak olursak girişimci insan modeline en ilkel örnek ticaret ile uğraşanlar olacaktır. Günümüzde ise girişimcilik ayrı bir sektör oluşturmuş bulunmakta. Girişimci olan insan yeni bir fikir üretmeli, neredeyse yoktan var etmeli. Finansal kaynak sağlayarak, elini taşın altına koyarak ekonomik ve belki de toplumsal bir değer üretmeli.

Girişimci doğulur mu yoksa girişimci olunur mu? Bu soru bu konuda kafaları kurcalayan anahtar sorulardan biri. Girişimcilik konusunda verilen kurslara bakarsak sonradan olmak mümkün gibi duruyor. Peki ya girişimci sadece iş hayatında mı girişimci? Elbette hayır! Sosyal hayattan politikaya birçok konuda, her alanda girişimci olabilir ve toplumsal fark oluşturabilirsiniz. Üstelik girişimci olarak doğmak zorunda olmadan, girişimciliği öğrenerek! Tabii ki girişimci bir ruhla doğanlar biraz daha şanslı olabilirler…

Şimdi, sektöründe çok başarılı olmuş birkaç girişimciyi hatırlayalım ve sonrasında ortak özelliklerini ele alalım:

Wences Casares

1974 Arjantin doğumlu teknoloji girişimcisi ve Bitcoin destekleyicisi Xapo’nun  CEO ve kurucusu. Casares ayrıyeten New York merkezli bilgisayar oyunu şirketi olan Wanako Games’in de kurucusudur. Şirketin Assault Heroes oyunu 2006 yılında yılın oyunu seçilmiştir.

Jan Koum

1976’da Ukrayna’da doğup 1992 yılında ABD’ye göç etmiş bilgisayar mühendisi ve internet girişimcisi Şubat 2014’te Facebook’a satışı gerçekleştirilen WhatsApp’ın kurucusu ve CEO’su. Genç yaşlarında bir manavda temizlikçi olarak çalışırken, 2014’te Amerika’nın en zengin 62. insanı olarak gösterilmiş.

Mark Cuban

1958 doğumlu ABD’li dolar milyarderi girişimci. Çok küçük yaşta iş hayatına atılan Cuban, 1999’da 5.7 milyar $ fiyatla Yahoo’ya satışı gerçekleştirilen Broadcast.com’un kurucusu. Ayrıca kendisine ait bir NBA takımı bile var: Dallas Mavericks. Şu anda 2200 m2’lik malikanesinde vakit geçirmekte.

Elon Musk

1971 Doğumlu Elon Musk mucitliğiyle ön plana çıkan bir girişimci, gerçek hayatın Tony Stark’ı olarak gösterilmekte. Ekim 2002’de 1.5 milyar $ fiyatla eBay’e satışı gerçekleşen PayPal’in kurucusu. SpaceX’in baş tasarımcısı olmasının yanında, CEO ve kurucusu; bunun yanında Tesla Motors’un ürün mimarı ve de ortak kurucularından.

Do Won Chang

1954 Kore doğumlu ABD’li girişimci, giyim markası Forever 21’in kurucusu ve sahibi, yaklaşık 5,4 milyar $’lık servetli girişimci. 1984 yılında eşi ile beraber işletmeye başladığı bir tek mağazaları varken şu an bu sayı 400’ün üzerinde.

Mark Zuckerberg

1984 ABD doğumlu sosyal paylaşım sitesi Facebook’un kurucusu Amerikalı girişimci. 2015 yılındaki yaklaşık 35,1 milyar $’lık servetiyle dünyanın en genç zengini. 2010 yılında Time dergisi tarafından “Yılın Adamı” seçilmiş.

Jack Dorsey

1976 ABD doğumlu yazılım mimarı ve işadamı. Birçok kişi tarafından kullanılan sosyal medya platformu Twitter ve bir mobil ödeme şirketi olan Square’un kurucusu kimliği ile tanınmakta. 2008 yılında MIT Technology  Review tarafından “35 yaşın altındaki en yenilikçi 35 kişi”den biri seçilmiş.

Steve Jobs

1955 ABD doğumlu Steve Jobs  Apple’ın kurucu ortağıdır. 2011 yılındaki ölümünden 5 hafta öncesine kadar CEO olarak görev yapmış. Bilgisayar endüstrisinin önderlerinden olarak kabul edilir. Apple’ın yanında Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları’nı da kurmuş ve yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır.

Stephan Kaufer

1963 Doğumlu Amerikalı girişimci. 2000 yılında kurduğu içinde binlerce tatil noktasının olduğu dünyanın en çok kullanılan seyahat planlama ve rezervasyon yönlendirme platformu TripAdvisor’un CEO’su.

Sergey Brin

1973 Rusya doğumlu ABD’li girişimci. Arkadaşı Larry Page ile birlikte Google şirketini kurdu. Hâlen Teknoloji başkanı ve yönetim kurulu üyesi olan Sergey Brin, Forbes’a göre 20,3 milyar dolarla dünyanın en zengin 100 insanından biri.

  1. İleri Görüşlülük
  2. Motivasyon
  3. Özgüven
  4. Zaman Yönetimi
  5. Finansal Bilgi
  6. Yönetim Becerisi
  7. Planlama Yeteneği
  8. Esneklik
  9. Hırslı Olmak
  10. İletişim Becerisi

Kendini geliştirebilen, resmin büyüğünü görebilen, verimli çalışan herkes girişimci olabilir ve dünyamızı değiştirebilir.

Bol şans…

DERLEYEN

Elvan PALAOĞLU

Merhaba Yenileşim (İnovasyon)

26 yıllık iş hayatımın 15 yılı, değişik alanlardaki girişimcilik maceraları ile dolu. Son 8 yılımı dolduran ve yoğun mesai harcadığımız konu ise özellikle Samsun’da girişimcilere hizmet edecek yeni bir ekosistemin kurulması için geçti. Cinovasyon Derneği de bunun son meyvesi oldu.

Tema Vakfının kurucusu rahmetli Hayrettin Karaca;

“Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var bu dünyada.”

diyerek hayatının ve vakfının amacını net bir şekilde ifade etmişti. Biz de;

“Yola çıkanlara ve çıkacak olanlara, yol göstermeye söz verdik.”

diyerek 2019 yılı mayıs ayında derneğimizi kurduk. Neye söz verdiğimizi tüzüğümüzden, neler yaptığımızı haberler sayfasından görebilirsiniz.

Merhaba ile başladığımız bu köşede ise Girişimcilik, Yenileşim (inovasyon) ve ARGE konusunda yazacak ve karşılıklı sohbet edeceğiz. Sohbet edeceğiz diyorum çünkü daha çok sizleri konuşacağız. Bu köşeye taşınmasını istediğiniz bir maceranız varsa çekinmeyin, gönderin. Köşe sizin.

Pek çok toplantıda, seminerde, konferansta “Başarı Hikâyeleri” anlatılır. İnsanlar başından geçen olayları anlatmakta pek de başarılı olamadığından, deneyimleri katılımcılara geçmez. Üstelik dinleyenler, başarılardan daha çok başarısızlıkları duyarak deneyim kazanmak ister. Oysaki çok az insan, başarısızlıklarını anlatma cesaretini gösterebilir. İşte burada hikâye anlatıcısı devreye giriyor ve ne yazık ki günümüzde çok az sayıda hikâye anlatıcısı var.

Bu nedenle burada çoğu zaman “Hikâye Anlatıcılığı” yapacağız. Hikâye anlatıcılığı aslına bakarsanız eski bir meslek. Bizim kültürümüzdeki Meddah’a benzetenler oldukça fazla. Ancak hikâye anlatıcısının farkı, tek amacının insanları eğlendirmek olmaması.Hikâye anlatıcılığı, olayları ve perde arkasında kalmış detayları, kendisinin ve başkalarının deneyimlerini, incelikli dili ve kurgusuyla insanlara yararlı olacak benzersiz bir tarzda aktarılması. İlk hikâyemiz,  koronalı bugünlerde tekrardan hayatımıza giren ve sıkça kullandığımız kolonya üreticisi sektör lideri bir şirketin, batma noktasına geldikten sonra yaptığı yenilikle, tekrardan nasıl toparlandığı üzerine.

Kozmetik sektörünün öncü şirketlerindendi. Çok çeşitli olmasa da rakiplerine nazaran birçok çeşit ürün üretip pazara sürüyorlardı. Fakat ana ürünleri kolonya idi. Son zamanlarda satışları azaldığı için stok devir hızları düşmüştü. Depolar ağzına kadar, herkesin çok beğendiği, en kaliteli ve hoş kokulu kolonyalar ile dolup taşmaktaydı. Bir çare bulamazlarsa üretimi durdurmak zorunda kalacaklardı ki bu sonun başlangıcı olacaktı.

Uzun araştırmalar sonunda, bir arkadaşlarının da tavsiyesi üzerine, ne yapacağını pek de anlamadıkları bir adamı fabrikalarına davet ettiler. Adam üretim hatlarını gezmiş, detaylı bilgiler almıştı. Hattın sonundaki dolum ve ambalaj bölümünde oldukça uzun kaldıktan sonra döndü ve dedi ki;

– Sorununuzu çözebilirim. İki şartım var. Söylediklerimi harfiyen yerine getireceksiniz ve satıştan %5 komisyon vereceksiniz.

Patron, kim olduğunu ve ne iş yaptığını bilmediği bu adamın sözleri karşısında duraksadı. Ailesinin ve kendisinin yıllarını vererek kurduğu ve dev bir organizasyon haline getirdiği şirketinde birkaç saatlik bilgilendirme sonrasında ahkâm kesen bu adamın amacı neydi? Onun görüp de kendisinin göremediği neydi? Hem adamı denemek hem de merakını gidermek için başını sallayarak teklifi kabul etti. Adam çözüm önerisini söyledi:

Yeni bir şişe kapağı tasarlayacağım ve bütün stoklarınız tükenecek.

Yapmadıkları şey değildi bu. Zaman zaman başvurdukları bir yoldu aslında. Özellikle yeni koku çıkardıkları zaman şişe değiştirirlerdi. Ama şişe kapağı tasarlamak da neydi? Ne işe yarayacaktı? Sonuçta kapak, kapaktır.

Hazırlıklar tamamlandıktan ve yeni kapakları ile ürünler piyasaya sürüldükten kısa bir süre sonra, stoklar hızla erimeye başlamıştı. Fabrika tekrardan 3 vardiya çalışmaya başlamıştı. Evet, yeni kapak tasarımı işe yaramıştı.

Nerdeyse her bayram, çocuklar gelen misafire kolonya ikram ederken duyduğum Anadolu’ya ait bir söz var: “Yetim malı değil yavrum, korkma dök.“ derler. Eskiden kolonya şişelerinin ağzında bulunan tıpalar delik değildi. Sevkiyat sırasında dökülmesin, içerisindeki uçucu maddeler uçmasın diye o şekilde üretilirlerdi. Bizler o tıpaları evimizde ya iğne ile ya da çivi ile delerdik. İğne ile delindiğinde doğal olarak az akardı. Aynı kolonya şişesi ile birkaç bayram idare edilirdi.

Evet, o Adam bir endüstriyel tasarımcıydı ve şişe kapağını delikli olarak tasarlamıştı. Deliğin genişliği standardından biraz daha genişti ve kolonya bolca dökülüyordu. Bugün hala o ürün piyasada ve bizler tüketmeye devam ediyoruz.

Üründe ya da ambalajında yapılan küçücük bir yenileşim (inovasyon), bulunduğumuz sektörlerde varlığımızı devam ettirmemizi sağlayacaktır. Özellikle geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerimizin, iş yapma şekillerinde (iş modeli), ürün ve iş süreçlerinde yapabilecekleri birçok yenileşim alanı vardır. Bu alana biraz yoğunlaşmaları ve inovasyon stratejilerini belirlemeleri başlangıç için yeterli olacaktır.

Cinovasyon Derneği Başkanı

 Cavit ÇAKAR